Usta gazeteci Uğur Özteke, son günlerde kaleme aldığı dikkat çekici yazısıyla şehrin en büyük kronik yarası olan obruk tehlikesini bir kez daha gözler önüne serdi. Karapınar ile özdeşleşen obruk kabusu, bu kez Çumra’ya bağlı Dineksaray Mahallesi’nde ezber bozan bir noktada ortaya çıktı. Hasat dönemlerinde tarlalarda görülen ani çökmeler, bu defa doğrudan sulama kanalının tabanında meydana geldi.
Bölgedeki tarım arazilerini besleyen kanalın su seviyesi, Çatmapınar Çayı’ndan gelen akışın azalmasıyla hızla düştü. Suların çekilmesiyle birlikte gölet tabanında yan yana oluşmuş iki adet devasa obruk tespit edildi. Daha önce belediye ve DSİ ekiplerinin dolgu çalışması yaptığı bölgede, suyun gücüyle yeni obrukların tetiklenmesi, yer altı boşluklarının ne denli büyük ve tehlikeli boyutlara ulaştığını kanıtladı. Mahalle sakinleri yaşanan duruma şaşkınlık ve endişeyle yaklaşırken, tehlikenin artık şehre ve su kaynaklarına adım adım yaklaştığınet bir şekilde görüldü.
May Barajı'nı Yutan Obruk: Sevinç Kursağımızda Kaldı
Obruk tehlikesinin vurduğu bir diğer adres ise Çumra’nın Alibeyhüyüğü Mahallesi sınırlarında yer alan tarihi May Barajı oldu. 1957-1960 yılları arasında sulama ve taşkın önleme amacıyla inşa edilen, bereketli sezonun ardından yeniden su tutarak bölge halkını sevindiren baraj, trajik bir olayla yeniden kurudu.
Baraj sahasında açılan devasa bir obruk, gölde biriken tüm suyu kısa sürede yuttu. Suların çekilmesiyle birlikte baraj yeniden susuz kalırken, bölge halkı büyük bir hüzne boğuldu. Alibeyhüyüğü Mahallesi Muhtarı Himmet Tabak da çektiği video ile durumu gözler önüne sererek, "Yer Alibeyhüyüğü Mahallesi May Barajı... Meydana gelen obruk, May barajındaki suyu bitirmiş Rabbim beterinden korusun" sözleriyle yaşanan felaketin boyutunu paylaştı.
"Çöküyoruz Beyler Farkında Mısınız?"
Uğur Özteke, kaleme aldığı yazının sonuç bölümünde yetkililere ve tüm şehre çok sert ve haklı bir uyarıda bulundu. Susuzluk, kuraklık, yanlış sulama ve yanlış tarım politikalarının Konya'yı hızla bir felakete sürüklediğini vurgulayan Özteke, şu çarpıcı soruları yöneltti:
-
Peki nereye kadar? Neyi bekliyoruz?
-
Bu büyük göçükler illaki şehrin göbeğinde mi olmalı?
-
İllaki can ve mal kaybı mı yaşanmalı?
Yazıda, yetkili isimlerin bu kritik süreçte hâlâ sessiz kalması eleştirilirken, önlem almak için iş işten geçmesinin beklenmemesi gerektiğinin altı çizildi.