KONYA

Konya Sarayönü’nde Altın Madeni Davasında Kritik Keşif: Köylüler Ayakta!

Konya Sarayönü’nde altın madeni projesine karşı açılan davalarda mahkeme ve bilirkişi heyeti sahada inceleme yaparken, köylüler “Altın değil yaşam istiyoruz” diyerek isyan etti.

Konya’nın tarım kalbi Sarayönü ilçesine bağlı Bahçesaray, Kurşunlu ve Ladik mahallelerini kapsayan IV. Grup Maden Ocağı projesi için “ÇED gerekli değildir” kararının iptali istemiyle açılan davalarda kritik bir eşik geride kaldı. Konya 3. İdare Mahkemesi tarafından görevlendirilen yedi kişilik uzman bilirkişi heyeti ve mahkeme heyeti, proje sahasında kapsamlı bir teknik inceleme gerçekleştirdi.

Keşif sahasında ziraat, maden, jeoloji, orman, çevre, meteoroloji ve harita mühendislerinden oluşan heyet inceleme yaparken, bölgede yoğun güvenlik önlemleri alındı. Davacı köylüler ve avukatları Nur Hilal Gündüz ile Ecem Çelebi, mahkeme heyetine projeye ilişkin eksiklikleri ve bölgenin tarımsal önemini yerinde aktardı. İncelemenin ardından bilirkişi raporunun hazırlanması için 45 günlük yasal süreç resmen başladı.

“Konya’nın Tahıl Ambarı Altın Madeniyle Anılmamalı”

Davacı avukatlarından Nur Hilal Gündüz, keşif alanında yaptığı açıklamada köylülerin projeye karşı ortak ve kararlı bir duruş sergilediğini belirtti. Konya Ovası’nın Türkiye’nin en önemli tahıl ambarı olduğuna dikkat çeken Gündüz, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bütün köy halkı burada toplandı ve köylerinde altın madeni istemediklerini açıkça haykırıyor. Türkiye’nin tahıl ambarı olan bir bölgenin altın madeni projesiyle gündeme gelmesi gerçekten üzücü. Buradaki insanlar ‘Biz ekinimizi ekmek, çocuklarımızı ve torunlarımızı bu topraklarda doyurmak istiyoruz’ diyor. Köylüler bu projeye kesinlikle geçit vermeyecek.”

Gözyaşları ve Direniş: “Ölürüz Ama Kurşunlu’yu Vermeyiz”

Keşif alanında toplanan yüzlerce vatandaş, “Toprağımıza dokunma” ve “Altın değil yaşam istiyoruz” sloganlarıyla tepkilerini dile getirdi. Yıllardır tarım ve hayvancılıkla geçinen yöre halkı, atalarından kalan toprakları terk etmeyeceklerini vurguladı.

  • Nagihan Hanım (Kurşunlu Sakini): “Köklerimizden, yeşilimizden, meramızdan ayrılmak istemiyoruz. Mezarlarımız, geçmişimiz ve anılarımız burada. Ben nereye gideceğim? Kırk yaşına geldim, çocuklarımı bu topraklarda büyüttüm. Ölürüz ama Kurşunlu’yu madencilere vermeyiz.

  • Hasibe Demir: “Eğer kendi köyümüzü koruyamazsak ülkemizi nasıl koruyacağız? Bu mücadele sadece bizim değil, gelecek nesillerin mücadelesi. Çocuklarımızın temiz havada nefes alması için sonuna kadar direneceğiz.”

  • Ayşe Ülker: “Altın çıkarılır belki ama bozulan doğa bir daha geri gelmez. Biz çocuklarımıza beton değil, yeşil bir doğa bırakmak istiyoruz.”

  • Fadimana Karakele: “Dedelerimiz, ninelerimiz burada yaşadı. Kimse bizi bu topraklardan çıkaramaz. Gerekirse sonuna kadar mücadele edeceğiz; biz altın değil, yaşamımızı savunuyoruz.”

Mahkemenin, 45 günlük sürenin ardından bilirkişi raporu ve diğer deliller doğrultusunda yargılama sürecine devam etmesi bekleniyor.