Konya'nın Selçuklu ilçesinde geçen yıl yaşanan ve tüm Türkiye'yi derinden sarsan 10 yaşındaki Yusuf Taşkın'ın ölümüyle ilgili davada karar çıktı. Mahkeme, olay sırasında sınıfını ders bitmeden terk ettiği belirlenen sınıf öğretmenini "görevi kötüye kullanma" suçundan hapis cezasına çarptırdı. Ancak mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi.
Öğretmenin sınıftan erken ayrıldığı tespit edildi
Olay, 28 Mayıs 2025'te Selçuklu'daki Dikilitaş Sahip Ata İlkokulu'nda meydana geldi. İddiaya göre, öğretmenin sınıfta bulunmadığı sırada Yusuf Taşkın'ın boğazı sınıf arkadaşı tarafından sıkıldı. Fenalaşan küçük öğrenci kaldırıldığı Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaklaşık 1,5 ay süren yaşam mücadelesinin ardından 11 Temmuz'da hayatını kaybetti.
Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, sınıf öğretmeninin dersin bitiş saati 12.10 olmasına rağmen 11.58'de herhangi bir yetkiliden izin almadan okuldan ayrıldığı belirtildi. Ayrıca öğretmenin hem sınıf öğretmenliği hem de kat nöbetçiliği görevini yerine getirmediği ifade edildi.
"Bir sıkıntı olmaz diye düşündüm" savunması
Yargılama sırasında savunma yapan öğretmen, öğrencilere mezuniyet hediyesi olarak tatlı almak amacıyla ders bitimine kısa süre kala sınıftan ayrıldığını söyledi.
Öğretmen, nöbetçi müdür yardımcısına bilgi vermediğini belirterek, "Ders bitimine yakın olduğu için herhangi bir sıkıntı olmayacağını düşündüm." ifadelerini kullandı.
Ceza indirildi, hükmün açıklanması geri bırakıldı
Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesi, öğretmen hakkında önce 6 ay hapis cezası verdi. Daha sonra iyi hal indirimi ve basit yargılama usulü uygulanarak ceza 3 ay 22 güne düşürüldü.
Mahkeme ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verirken, öğretmen hakkında 5 yıllık denetim süresi uygulanmasına hükmetti. Dosyada adı geçen okul müdürü ile nöbetçi müdür yardımcısı hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi.
Acılı baba: "Bu ceza değil, ödül"
Kararın ardından konuşan Yusuf Taşkın'ın babası Ramazan Taşkın, verilen cezanın vicdanları yaraladığını belirterek karara itiraz edeceklerini açıkladı.
Acılı baba, "Bir öğretmenin görevini yapmaması nedeniyle 10 yaşındaki Yusuf'umu kaybettim. Sınıfta olsaydı bunlar yaşanmayacaktı. Bu ceza değil, resmen ödül. Çocuğum öldüğüyle mi kalacak? Adalet yerini bulsun. Burada kim suçluysa cezasını çeksin. Bizim evimize ateş düştü, başka evlere ateş düşmesin." sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Yaşanan olayın ardından gözler, ailenin yapacağı itiraz sürecine ve dosyada yaşanacak yeni hukuki gelişmelere çevrildi.