Konya’da kentin geleceğini doğrudan ilgilendiren iklim ve afet riskleri için önemli bir çalıştay düzenlendi. Karatay Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda; kuraklık, su kaynakları, afetler, iklim değişikliği ve kentleşmenin oluşturduğu riskler ele alındı.
Kent Araştırmaları Enstitüsü paydaşlığında düzenlenen “Dirençli Kentler Uygulama Modeli Geliştirme Çalıştayı”, Ali Ulvi Kurucu Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Çalıştaya yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler, AFAD yetkilileri, araştırmacılar ve farklı alanlardan uzmanlar katıldı.
Konya’nın geleceği için ortak çözüm arandı
Çalıştayın temel amacı, Konya’daki belediyelerin karşı karşıya olduğu ortak sorunları belirlemek ve bu sorunlara uygulanabilir çözümler geliştirmek oldu.
Programda yalnızca risklerin tespit edilmesiyle yetinilmedi. Belediyelerin mevcut imkanları kullanılarak hayata geçirilebilecek çözüm önerileri de değerlendirildi.
Çalıştay, “COP31 Antalya 2026” kapsamında yürütülen “İklim Risklerinin Yerel Yönetimlerin Karar ve Yönetim Süreçlerine Entegrasyonu” başlıklı yan etkinlik çalışmalarının bir parçası olarak düzenlendi.
“Şehrin direnci birlikte karar verebilmekten geçiyor”
Kent Araştırmaları Enstitüsü Genel Direktörü Emir Osmanoğlu, iklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca rapor ve strateji hazırlamakla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.
Osmanoğlu’na göre asıl ihtiyaç, elde edilen bilimsel bilgilerin belediyelerin günlük kararlarına yansıtılması.
İmar planlarından altyapı yatırımlarına, sulama tercihlerinden yatırım programlarına kadar pek çok kararın iklim riskleri dikkate alınarak verilmesi gerektiğini belirten Osmanoğlu, kurumlar arasındaki koordinasyonun önemine dikkat çekti.
Konya Ovası’nda su, tarım, sanayi ve kentleşme baskısının aynı anda yaşandığını belirten Osmanoğlu, farklı kurumların aynı risklere karşı birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Osmanoğlu, “Bir şehrin direnci, kurumların birlikte karar verebilme becerisiyle ölçülür” dedi.
Karatay’dan “uygulanabilirlik” vurgusu
Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca da iklim değişikliğinin artık geleceğe ait uzak bir tehdit olmadığını belirtti.
Kılca; su kaynakları üzerindeki baskı, kuraklık, aşırı hava olayları ve afet risklerinin şehirlerin bugün karşı karşıya olduğu sorunlar arasında bulunduğunu ifade etti.
Bu risklerin tek bir belediyenin sınırları içinde çözülemeyeceğini belirten Kılca, kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Kılca, “Bizim için dirençli kent kavramının gerçek karşılığı, uygulanabilirliktir” ifadelerini kullandı.
Çalıştayda 4 kritik başlık ele alındı
Yarım gün süren çalıştayda katılımcılar dört farklı tematik masada çalışmalar yürüttü.
Masalarda şu başlıklar değerlendirildi:
-
İklim, Afet ve Risk Yönetimi
-
Dirençli Kentsel Planlama ve Yapılaşma
-
Su, Yeşil Alan ve Doğa Temelli Çözümler
-
Yönetişim, Finansman, Veri ve Teknoloji
Katılımcılar bu başlıklarda mevcut durumu, yaşanan sorunları, ihtiyaçları ve uygulanabilecek çözüm önerilerini değerlendirdi.
Hedef Konya’ya özel ortak model
Çalıştayın en önemli hedeflerinden biri, Konya’daki yerel yönetimlerin kendi şartlarına uyarlayabileceği ortak bir “dirençli kent” modeli geliştirmek oldu.
Yerel yönetimlerin saha deneyimi, akademisyenlerin bilimsel yaklaşımı ve kamu kurumlarının teknik kapasitesi aynı çalışma zemininde buluşturuldu.
Çalıştaydan elde edilen sonuçların 12-14 Ekim tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek 11. Kent Araştırmaları Kongresi kapsamında gerçekleştirilecek Karatay özel oturumunda da ele alınacağı bildirildi.
Ortaya çıkacak uygulama deneyimlerinin, Konya’nın iklim ve afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarına katkı sağlaması ve COP31 sürecinde paylaşılabilecek bir bilgi birikimine dönüşmesi hedefleniyor.





