Gaziantep’in önemli tarihî ve kültürel miraslarından Kadı Kemaleddin (Boyacı) Camii’nde bulunan ahşap minber, koruma tartışmalarıyla gündemde. Eser üzerinde yıllardır araştırmalar yürüten sanat tarihçisi ve arkeolog Turgay Hortoğlu, minbere yapılacak her türlü müdahalenin koruma bilimi ilkelerine göre yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.
Mescid-i Aksa Minberiyle Akraba
Hortoğlu’nun araştırmalarına göre minber, Nurettin Mahmud Zengi dönemi sanat anlayışını yansıtıyor. Eser, bu yönüyle Mescid-i Aksa için yaptırılan ünlü minberle aynı gelenek içinde değerlendiriliyor ve onun “kardeş minberi” olarak kabul ediliyor.

Hâtemkâri Sanatının Eşsiz Örneği
Minberi özel kılan en önemli detay, yüzeyindeki hâtemkâri bezemeler. Milimetrik ölçülerdeki ahşap ve farklı malzemelerin birleştirilmesiyle oluşturulan bu süslemeler, ince bir işçilikle birlikte matematiksel ve sembolik bir düzen sunuyor.

Geometride Gizlenen Semboller
Minber üzerindeki geometrik modülleri inceleyen Hortoğlu, bu desenlerin namaz hareketleri, derviş figürleri ve ebced hesabı gibi unsurlarla ilişkilendirilebileceğini ifade ediyor. Akademik nitelikteki bu yorumlar, eserin çok katmanlı yapısını gözler önüne seriyor.

"Amaç Yenilemek Değil, Özgün Yapıyı Korumak"
Eser üzerindeki geçmiş dönem tamiratlarının bile tarihî birer veri olduğunu vurgulayan Hortoğlu, restorasyonlarda temel amacın minberi "yeni göstermek" değil, mevcut özgün dokuyu korumak olması gerektiğini savunuyor. Hortoğlu, bu konudaki bilimsel kaygılarını ve önerilerini ilgili kamu kurumlarına iletti.


Müze ve Replika Formülü
Orijinal eserin yıpranmasını önlemek adına minberin iklimlendirmeli bir müze ortamına taşınması öneriliyor. Camideki işlevselliğin sürmesi için ise birebir replikasının üretilmesi ve eserin UNESCO kriterleri çerçevesinde incelenmesi tavsiye ediliyor.






