Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran dev operasyonda sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. 17 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen baskınlarda, Süleymancılar cemaatinin lideri olduğu iddia edilen Alihan Kuriş ile birlikte 38 şüpheli gözaltına alınmış ve soruşturma sonucunda çok sayıda isim tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Soruşturmanın seyrine dair katıldığı televizyon programında çok önemli bilgiler veren Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosya kapsamında yeni itirafçı beyanlarının geldiğini ve soruşturmanın her geçen gün daha da derinleştiğini belirtti.

Hedef Dini Yapılanma Değil, Çıkar Amaçlı Suç Örgütü

Kamuoyundaki bazı iddialara ve algı operasyonlarına doğrudan yanıt veren Bakan Gürlek, operasyonun hedefine dair net konuştu. Yapılan çalışmanın kesinlikle bir dini gruba ya da inanç yapılanmasına yönelik olmadığının altını çizen Gürlek, din kisvesi altında vatandaşların duygularının sömürüldüğünü vurguladı.

Soruşturma dosyasında kara para aklama, örgüt kurma ve yönetme ile devlet aleyhine dolandırıcılık iddialarının bulunduğunu belirten Bakan, eski bakan Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümünün de dosya kapsamında incelenen başlıklar arasında yer aldığını ifade etti.

Dini Duyguları Sömürerek Dev Taşınmaz Serveti Yapmışlar

Soruşturmanın bir numaralı ismi olan 1982 doğumlu Alihan Kuriş ve ailesinin mal varlıklarına dikkat çeken Adalet Bakanı, örgüt yönetiminin vatandaşların inancını nasıl kendi çıkarlarına alet ettiğini gözler önüne serdi.

Yapılan incelemelerde Alihan Kuriş, annesi Ayşe Güleren Kuriş ve sonradan yakalanan kardeşi Hilmi Kuriş adına kayıtlı 181 civarında çok değerli taşınmaz tespit edildi. Bakan Gürlek, örgüt tepe yönetiminin vatandaşların temiz dini duygularını istismar ederek kendilerine şatafatlı ve lüks bir yaşam kurduklarını söyledi.

Paraları Yurt Dışına Kaçırıp Merkezi Köln'e Taşımak İstediler

Örgütün finansal trafiği ve yurt dışı bağlantılarına ilişkin çok çarpıcı detaylar da gün yüzüne çıkarıldı. Elde edilen tespitlere göre örgüt, topladığı devasa kayıt dışı paraları turizm şirketleri üzerinden elden transfer ederek yurt dışına çıkardı.

Almanya'nın Köln şehrinde özel bir yapılanma kurduklarını belirten Bakan Gürlek, örgütün ana merkezini tamamen Köln'e taşımayı hedeflediğini aktardı. Başsavcılığın bu para transferleri ve uluslararası yapılanma üzerindeki titiz çalışması devam ediyor.