İstanbul’da yaşayan binlerce konut sahibinin gözü kulağı kentsel dönüşüm desteklerindeydi. Beklenen müjde Kabine Toplantısı sonrasında geldi ve normalde yıl sonunda bitecek olan Yarısı Bizden kampanyası 31 Aralık 2027’ye kadar uzatıldı. İstanbul’un tüm ilçelerini kapsayan bu karar, hem evini yenilemekte tereddüt eden vatandaşlar hem de inşaat sektörü için adeta yeni bir dönemin kapısını araladı.
Komşu Anlaşmazlıklarına Ve Finansman Derdine Son
Dönüşüm kararı almak çoğu zaman sadece para meselesi olmuyor. Çok daireli binalarda komşuların farklı beklentileri, müteahhit seçiminde çıkan tartışmalar ve arsa payı anlaşmazlıkları süreci yıllarca kilitleyebiliyor. Uzmanlara göre sürenin uzaması, ev sahiplerine doğru bilgilendirme, uzlaşma ve projeleri hazırlama adına çok kıymetli bir zaman kazandıracak. Devletin sunduğu hibe, uygun kredi ve taşınma yardımı sayesinde, dönüşümü imkansız görülen binalar bile yeniden yenilenebilir hale geliyor.
Evlerin Değeri Ve Fiyatlama Anlayışı Değişiyor
İstanbul’daki binaların yaklaşık yüzde 60’ı 1999 öncesinde yapılmış durumda. Yani binaların büyük kısmı mevcut deprem yönetmeliğine uymuyor. Kampanyanın devam etmesiyle birlikte gayrimenkul piyasasında da kartlar yeniden dağıtılıyor. Artık eski evlerin değeri sadece oda sayısına göre değil, dönüşüm potansiyeli ve arsa payı üzerinden belirlenecek. Depreme dayanıklı yeni binalarda ise güvenli konut primi denilen yeni bir değer artışı yaşanacak.
Sadece Yıkmak Değil Güçlendirmek De Desteklenmeli
Sektör temsilcileri kentsel dönüşümün sadece yıkıp yeniden yapmaktan ibaret olmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Her binanın durumunun farklı olduğunu belirten uzmanlar, teknik olarak uygun olan yapılara güçlendirme desteği verilmesini de öneriyor. Bunun yanı sıra yeni yapılacak binaların sadece sağlam değil; yeşil alanlı, otoparklı, enerji tasarruflu ve çevreci şekilde tasarlanmasının İstanbul’un geleceği için şart olduğu vurgulanıyor.
2027 sonuna kadar devam edecek bu dev destek, sadece evleri yenilemekle kalmayıp piyasayı canlandıracak ve İstanbul’u olası bir felakete karşı çok daha dirençli hale getirecek.





