GÜNCEL

Şahin’in ifadesinde çakarlı araç, firari şüpheli ve Belarus

Firari şüphelilerin yakalandığı araç, 1.000 TL’lik kira sözleşmesi ve Belarus bağlantıları eski Bakan İdris Naim Şahin’in ifadesine damga vurdu.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik soruşturmasında, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in şüpheli sıfatıyla verdiği ifade dosyanın en dikkat çekici başlıklarından biri oldu.

Yaklaşık 3,5 saat süren ve 12 sayfa tutan ifadede; Şahin adına tahsis edilen çakarlı araçlar, bu araçlardan birinde firari şüphelilerin yakalanması, 1.000 TL’lik kira sözleşmesi, Belarus’tan gelen heyet ve eski danışmanıyla çelişen beyanlar tek tek soruldu.

Savcılık, Şahin’e soruşturma dosyasındaki yaklaşık 130 ismi yöneltti.

Şahin, isimlerin büyük bölümünü tanımadığını söyledi. Ancak dosya açısından kritik isimler arasında bulunan Mehmet Özmen, Ömür Yücel, Nevzat Büküm ve Süleyman Hilmi Kalcı’yı tanıdığını kabul etti.

Alihan Kuriş ve firari kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’i ise tanımadığını, isimlerini basından duyduğunu savundu.

Firari Kuriş, Şahin’e tahsisli araçta yakalandı

Soruşturmadaki en çarpıcı ayrıntılardan biri 34 SL 313 plakalı Volvo S90 oldu.

Firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş, diğer firari şüpheli Erhan Yılmaz ve sürücü Mehmet Özmen, 21 Ağustos 2026’da Muğla’da bu aracın içinde yakalandı.

Savcılık kayıtlarına göre araç, Mehmet Özmen’in sahibi ve genel müdürü olduğu şirkete kayıtlıydı. Ancak plakanın 17 Aralık 2025 ile 17 Aralık 2030 tarihleri arasında İdris Naim Şahin adına tahsis edildiği belirlendi.

Şahin ise aracı en son Haziran ayında kullandığını belirterek, sonrasında direksiyon başında veya araçta kimlerin bulunduğunu bilmediğini söyledi.

Firari şüphelilerin yakalandığı aracın kendi adına tahsisli olması üzerine Şahin’in savunması, “Araçlarım bilgim dışında kullanıldı” oldu.

Yıllık kira bedeli 1.000 TL çıktı

İfadede ortaya çıkan bir başka dikkat çekici ayrıntı ise aracın kira sözleşmesi oldu.

Şahin, 34 SL 313 plakalı Volvo S90’ı 25 Aralık 2025’te kiraladığını kabul etti.

Sözleşmede aracın yıllık kira bedelinin yalnızca 1.000 TL olarak gösterildiği öğrenildi.

Şahin, aracı sürekli kullanmadığını ve sadece kullandığı günler için ödeme yaptığını söyledi. Ödemelerin ise şirket hesabına değil, eski danışmanı Ömür Yücel aracılığıyla elden Mehmet Özmen’e ulaştırıldığını anlattı.

Şahin’in avukatı ise 1.000 TL’lik rakamın sembolik bir bedel olduğunu savundu.

“4 araç tahsis hakkım var” dedi

Şahin, eski Bakan olması nedeniyle kendisine 4 araç tahsis hakkı bulunduğunu söyledi.

Savcılık, Şahin adına tahsis edilen veya tahsis kaydı bulunan 5 farklı araçla ilgili sorular yöneltti.

Bunlar arasında 34 SL 313, 34 S 7815, 34 RM 8677, 34 EMT 156 ve 34 MES 340 plakalı araçlar yer aldı.

Şahin, bazı araçları hatırlamadığını söylerken kiralama ve tahsis işlemlerinin önemli bölümünü eski danışmanı Ömür Yücel’in yürüttüğünü belirtti.

Ancak savcılığın soruları bununla sınırlı kalmadı.

“Yeni tahsis edildi” dedi, eski trafik kayıtları çıktı

Savcılık, Şahin adına tahsisli 34 S 7815 plakalı Audi Q7 ile ilgili trafik kontrol kayıtlarını da gündeme getirdi.

Dosyaya göre araç, 15 Mayıs 2025’te Recep Oktay Çolak, 30 Ekim 2025’te ise Ömer Sipahioğlu tarafından kullanılırken trafik kontrolüne girdi.

Şahin ise ifadesinde aracın tahsisinin yeni yapıldığını, “1 ay bile olmadı” sözleriyle anlattı.

Şahin, iki ismi de tanımadığını söyledi.

Ancak devamında aracın son dönemde Belarus’tan gelen misafirlerin kullanımına verildiğini kabul etti.

Belarus heyetine çakarlı araç verildi

Soruşturmadaki Belarus bağlantısı da Şahin’in ifadesinde geniş yer tuttu.

Şahin, adına tahsisli 34 EMT 156 plakalı Audi Q7’nin Belarus’tan gelen bir heyetin kullanımına verildiğini kabul etti.

Şahin’in anlatımına göre araç Bodrum’da kaza yaptı. Bunun üzerine Belaruslu misafirlerin kullanımı için 34 S 7815 plakalı başka bir Audi Q7 temin edildi.

Araçların kiralanması ve misafirlerin ağırlanmasıyla ilgili işlemleri ise eski danışmanı Ömür Yücel’in yürüttüğü belirtildi.

Dosyaya giren Yücel ifadesinde ise daha dikkat çekici ayrıntılar yer aldı.

Yücel, aracın Belarus Cumhurbaşkanının oğlu ve beraberindeki öncü koruma ekibiyle Bodrum’a gidilmesi için kullanıldığını, çakarın söküldüğünü ve aracın daha sonra kaza yaptığını anlattı.

2011’deki fuhuş ve şantaj ihbarı da soruldu

Savcılık, Şahin’e 2011 yılında yapılan bir ihbarı da sordu.

İhbarda; Süleyman Hilmi Kalcı’nın Belarus’tan kadınları Türkiye’ye getirerek fuhuş organizasyonlarında kullandığı, bazı bürokratların gizli kameralarla kayda alınarak şantaj yapıldığı ve bazı kamu ihalelerinin bu yöntemlerle yönlendirildiği ileri sürülüyordu.

Şahin, o dönemde İçişleri Bakanı olmasına rağmen bu iddialardan haberi veya duyumu olmadığını söyledi.

Ancak ihbarda adı geçen Süleyman Hilmi Kalcı, Mehmet Özmen ve Nevzat Büküm’ü tanıdığını kabul etti.

Şahin ile eski danışmanının ifadeleri çelişti

Soruşturmanın en kritik noktalarından biri ise İdris Naim Şahin ile eski danışmanı Ömür Yücel’in ifadeleri arasındaki farklar oldu.

Yücel’in telefon incelemesinde, Belarus’taki Türk Konsolosluğu ve bazı yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’ye giriş ve vize işlemleriyle ilgili yazışmalar bulundu.

Yücel, bazı kişilerin vize işlemleri için yapılan girişimlerin İdris Naim Şahin’in bilgisi dahilinde olduğunu söyledi.

Şahin ise bu iddiayı tamamen reddetti.

Eski danışmanına böyle bir talimat vermediğini belirten Şahin, “Bunlardan benim kesinlikle bilgim ve haberim yoktur” dedi.

Şahin, Ömür Yücel ile herhangi bir husumeti olmadığını belirterek, neden aleyhinde ifade verdiğini anlamadığını söyledi.

“Araçlarım bilgim dışında kullanıldı”

İfadesinin sonunda tüm suçlamaları reddeden Şahin, adına tahsis edilen araçların bilgisi dışında ve tahsis amacı dışında kullanıldığını savundu.

Araçların bu şekilde kullanılmasının “güveni kötüye kullanma” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Şahin, bu konuda suç duyurusunda bulunduğunu ve tahsisleri iptal ettirdiğini söyledi.

Şahin, eski danışmanı Ömür Yücel’in bazı yabancı uyruklu kadınların vize işlemlerine yardımcı olduğunu kabul etti ancak bunun kendi bilgisi veya talimatıyla gerçekleşmediğini savundu.

Firari Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın kendisine tahsisli araçta yakalanmasıyla ilgili ise hiçbir bilgisi olmadığını söyledi.

Savcılık iki suçtan adli kontrol istedi

Yaklaşık 3,5 saat süren ifadenin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında iki ayrı suçlama kapsamında adli kontrol uygulanmasını talep etti.

Savcılık, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ile “suçluyu kayırma” suçları kapsamında Şahin hakkında yurt dışına çıkış yasağı istedi.

Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında; Şahin adına tahsis edilen araçların kimler tarafından kullanıldığı, araçların hangi amaçlarla tahsis edildiği, eski danışman Ömür Yücel’in ifadeleri, trafik kontrol kayıtları ve Belarus bağlantılı temaslar birlikte değerlendirilecek.