İngiltere hükümeti, Orta Doğu politikasında tarihi bir değişime imza atıyor. Londra yönetimi, işgal altındaki Batı Şeria’da yer alan İsrail yerleşimlerinde üretilen malların ticaretini yasaklama kararı aldı. İngiltere Parlamentosu’nda Dışişleri Bakanı Ed Miliband tarafından açıklanması beklenen bu yeni düzenleme, iki ülke arasındaki ticari ve diplomatik ilişkilerde yeni bir dönemi başlatıyor. Londra, bu sert kararın temel gerekçesi olarak iki devletli çözüm ihtimalini korumayı ve bölgedeki yerleşimlerin daha fazla genişlemesini engellemeyi gösteriyor.

Sadece Vergiyi Kaldırmak Yetmedi

İngiltere aslında bir süredir bu bölgelerden gelen ürünlere ayrıcalıklı gümrük tarifesi uygulamıyordu. Yani Batı Şeria’daki yerleşimlerde üretilen mallar, İsrail’e tanınan düşük veya sıfır vergi avantajından yararlanamıyordu. Ancak açıklanacak yeni paket, vergisel avantajları bitirmenin ötesine geçerek bu ürünlerin ülkeye girişini doğrudan engelliyor. Bu durum, İngiltere'nin bugüne kadar bölgedeki yerleşim politikalarına karşı aldığı en sert ekonomik önlem olarak dikkat çekiyor.

6 Milyar Sterlinlik Ticaretin Seyri

İki ülke arasında 2025 yılı verilerine göre yaklaşık 6 milyar sterlinlik dev bir ticaret hacmi bulunuyor. İngiltere’nin İsrail’e ihracatı 3,5 milyar sterlin, İsrail’den yaptığı ithalat ise 2,5 milyar sterlin civarında seyrediyor. Yeni alınan yasak kararı, İsrail’in uluslararası alanda tanınan resmi sınırları içindeki şirketleri kapsamıyor. Dolayısıyla toplam ticaretin tamamı bu durumdan etkilenmeyecek. Ancak İngiltere gibi küresel bir ekonominin yerleşim yeri ürünlerine doğrudan ithalat yasağı getirmesi, kararın ticari boyutundan ziyade siyasi ağırlığını ön plana çıkarıyor.

Gerilimi Tırmandıran Proje: E1

İngiltere’nin bu kararı hızlandırmasındaki en büyük etkenlerden biri, İsrail’in Batı Şeria’daki yeni konut projeleri oldu. Özellikle E1 bölgesinde planlanan yeni yerleşimler, gelecekte kurulması hedeflenen bağımsız bir Filistin devletinin toprak bütünlüğünü riske atıyor. Birleşmiş Milletler ve İngiltere da dahil olmak üzere uluslararası toplumun büyük bir kısmı bu yerleşimleri uluslararası hukuka aykırı bulurken, İsrail yönetimi bölge üzerindeki tarihi ve güvenlik haklarını gerekçe göstererek bu suçlamaları reddediyor.

Karşı Hamle Riski ve Küresel Etki

Alınan bu karar, uluslararası siyasette de taşları yerinden oynatabilir. İsrail tarafının ve ABD’deki bazı siyasi çevrelerin karara tepki göstermesiyle birlikte, İngiliz şirketlerinin karşı tedbirlerle veya yaptırımlarla karşılaşma riski doğdu. Her ne kadar Batı Şeria ürünlerinin İngiltere ekonomisindeki payı küçük olsa da, bu hamlenin diğer Avrupa ülkeleri tarafından örnek alınması halinde İsrail üzerindeki uluslararası ekonomik baskı katlanarak artabilir.