Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 20 Ağustos tarihinde yayımladığı basın duyurusu ile Kur Korumalı Hesaplara ilişkin yeni düzenlemeleri kamuoyuyla paylaştı. Duyuruda yer alan düzenlemeler, vadeli Türk Lirası (TL) mevduat hedeflerini belirlerken döviz dönüşüm hesapları ve TL kur korumalı mevduatlar için geçiş yüzdelerini ve vadelerini belirliyor.

Merkez Bankası, gerçek kişi döviz dönüşüm hesapları için minimum yüzde 10, TL kur korumalı mevduatlar için ise minimum yüzde 50 geçiş hedeflerini duyurdu. Ayrıca, geçiş yapılacak TL mevduatının vadesinin en az 32 gün olması gerektiği belirtildi. Bu adımların amacı, dövizin TL'ye dönüşümünü desteklemek ve ekonomik istikrarı güçlendirmektir.

Yastık Altındaki Altınların Ekonomiye Kazandırılması İçin Yeni Adımlar Planlanıyor Yastık Altındaki Altınların Ekonomiye Kazandırılması İçin Yeni Adımlar Planlanıyor

Uygulama talimatına göre, bankaların yüzde 95'lik yenileme ve TL'ye geçiş hedefine ulaşması için farklı yöntemler sunuldu. Bankalar, gerçek ve tüzel kişi dönüşüm hesaplarının yenilenmesi veya 32 gün ve üzeri TL vadeli mevduata döviz dönüşümlü hesaplardan geçiş yaparak bu hedefi sağlayabilecekler. Gerçek kişiler için açılan yeni dönüşüm hesaplarının vadesi gelen tutarının en fazla yüzde 10'u, hedefe sayılabilecek.

Ayrıca, düzenleme kapsamında menkul kıymet tesisinde de önemli adımlar atıldı. Faiz/kar payı oranına göre belirlenen menkul kıymet tesisi katsayıları korunarak, ihracat ve yatırım kredilerinde referans oranın 1,4 katı, diğer TL ticari kredilerde 1,8 katı ve ihtiyaç kredilerinde 2 katı olarak tek kademe olarak uygulanacak.

Katılım bankalarının özgün iş modelleri göz önünde bulundurularak düzenlemeler yapıldı. Bu bankaların TL'ye geçiş ve TL payı hedeflerine ulaşma süreleri Nisan 2024 olarak belirlendi. Böylece, özelleşmiş hedeflere daha uzun bir sürede ulaşmalarına olanak tanındı.

Ayrıca, Merkez Bankası deprem bölgesindeki kredilere tanınan muafiyet süresini 31 Ağustos 2023'ten 1 Ocak 2024'e kadar uzattı.

Yenilikçi düzenlemelerin amacı, finansal istikrarı sağlamak ve ekonomik büyümeyi desteklemektir. Bu kapsamlı adımların, ekonomik aktörlerin daha sağlam ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmelerine yardımcı olması bekleniyor.